Game of Thrones, savaşın hiçbir zaman tamamen durmadığı, bir hükümdarlık kurmanın bile onu ayakta tutmak kadar zor olduğu acımasız bir dünyada geçiyor. Westeros kıtasında yedi soylu hanedan, Demir Taht'a ulaşmak ve iktidarı elinde tutmak için amansız bir mücadele veriyor; burada bir hatanın bedeli ağır, bağışlanmak ise çoğu zaman mümkün değil. Saraylardaki entrikalar, gizli oyunlar, hırslarını saklamayan kadınlar ve kardeşler arasındaki kanlı çekişmeler hikâyenin ana eksenini oluşturuyor. Kışın yaklaştığı ve eski tehditlerin yeniden canlandığı bu topraklarda ihanet her köşede pusuda bekliyor. Taht kavgası yalnızca soyluların salonlarıyla sınırlı kalmıyor; halkın arasına sızmış karanlık güçler ve mitolojik yaratıklar da bu oyunun parçası hâline geliyor. Bu dünyada ayakta kalmak için zekâ, kurnazlık ve bazen en yakınındakilerden vazgeçebilmek gerekiyor.
PONIES, Soğuk Savaş'ın gerilimli günlerinde Moskova'daki Amerika Büyükelçiliği'nde çalışan iki sekreterin hikâyesini anlatıyor. Eşlerinin gizemli ölümlerinin ardından bu iki kadın, beklenmedik biçimde kendilerini CIA ajanı olarak yeni bir hayatın içinde buluyor. Bu yeni görevleri, onları uluslararası bir komplonun tam merkezine doğru sürüklüyor. Gerilim dolu bu yolculukta, sıradan yaşamlarının ardındaki sırlar ve tehlikeler giderek ortaya çıkıyor.